18 Ekim 2013 Cuma

Her mevsim farklı güzel


12-15 Ekim 2013, Akyatan
Berna, Nilüfer ve Ergün


Akyatan'da yaban hayatını fotokapanlarla izlemeye devam ediyoruz...sonbahar geldi...Akyatan her mevsim farklı güzel...karıncalar kışa hazırlanmaya devam ediyor...bu kesilmiş ve ölü görünen ağaç kütüğünde farklı canlılar için hala hayat var...




Fotokapanlardan çıkan görüntülerin her biri bizim için hep ayrı bir günün öyküsü...

 
 
Geyikler yakın bir zamanda buradan geçmişler...
 
 
 
Yer fıstıklarının Ekim ayı hasat zamanı...hasat aynı zamanda turnaların alana gelişinin de habercisi...
 
 
 
 
İlk turna sürüsü...turnalar yer fıstıklarıyla beslenmek üzere tarlaların kenarlarındaki yerlerini alıyorlar... 
 
 
 
Kış mevsimini Akyatan Lagünü'nde geçirmek üzere hazırlık yapan su kuşlarının sayısı artmakta...Flamingolar ilk gözümüze çarpanlar...
 
 
 Ağaçlardan düşen kozalaklar ve Berna da ekibimizin neşesi...
 

1 Eylül 2013 Pazar

Görünmez kaza...



18 Mayıs öğleden sonra "görünmez kaza" tanımının anlamını yaşayarak daha iyi anladım... beklenmedik bir anda düşüp sol kolumu fena halde kırdım...işin zor yanı solak olmam...bir ameliyat, kırılan kemiklere takılan metaller, yaklaşık 1,5 ay Irmak olmadan pek az şeyi başarabilmem... zor bir zamanın ikinci aşamasına geçivermek sevindiriyor böyle bir süreçte insanı...yavaş ta olsa birçok şeyi kendim yapabiliyorum, sanırım kolumu %70 yeniden kullanabiliyorum...Ortopedi doktorum Mustafa Bey ve neredeyse kendisinin asistanı olmaya aday Irmak başta olmak üzere birçok iyi insanın yardımı olmasa bu zaman aralığını işlerimi aksatmadan geçiremezdim...herkese içten teşekkürlerimi tekrarlamak istedim...


 
 
Ofise dönüşte masamda bulduğum, birbirinden renkli "geçmiş olsun" notları...
 

16 Nisan 2013 Salı

Dilek Yarımadası Milli Parkı


12-13 Nisan 2013, Kuşadası/Aydın


Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı'na bahar gelmiş...Yunus gözlemlemek için bulunduğumuz Milli Park'ın her köşesi bahar coşkusunu yansıtıyor...


Mor rengin her çeşit tonlaması farklı köşelerde hakim...


Ağaçların her köşesi, bahar coşkusunu dışa yeni dallar ve sürgünlerle vuruyor...


Yaban domuzları ağaçlardan düşen yabani meyveleri yerken ziyaretçilere pek aldırmıyor...


Çiçekler, çiçekler ve çiçekler...


Ve "Efsane Bisikletçiler Buluşması"...yanlarından geçerken her birinin gerçek birer efsane olduğunu görüp sonsuz saygıyla kendilerini selamlıyoruz...


Yolunuz baharda Kuşadası'na düşerse yaklaşık 20 km daha yol alıp Güzelçamlı'ya uğramayı ve Dilek Yarımadası Milli Parkı'nı ziyaret etmeyi aklınızda bulundurun...attığınız her adımda doğaya hayranlığınız bir adım daha artacak...

9 Mart 2013 Cumartesi

Ortanca


Arzu, Ali, Aral, Berivan, Berna, Ceren, Ekin, Esra, Muharrem, Mustafa, Münevver, Nilüfer, Nilay, Öznur, Pınar, Selin, Tuğba, Volkan'a...

Ortanca benim için babaannemin bahçesi demek...Beykoz tepelerindeki ahşap evinin mutfağı, baharda rengarenk ortancaların açtığı bahçeye bakar ve açılırdı...mutfaktaki kocaman yuvarlak masanın üzeri hep lezzetli ev yemekleriyle donanır, masada oturanlar pencereden bahçeyi, ortancaları rahatlıkla izleme şansı bulabilirdi...o yaşlarımda ortanca çiçeklerinin adını "kartopu çiçeği" sanıyordum...ya da çocuk hayal gücümün bu çiçek toplarına uygun gördüğü isim buydu...

Anavatanı Japonya olan ortancaların yaygın tür adı Hydrangea macrophylla... sevdikleri ve gelişmelerine uygun ortamlar bahçeler... çalı şeklinde gelişen ortancalar uygun yerlere ekildiklerinde ve budanarak boyları sınırlandırılmadığında iki m'ye kadar uzayabiliyorlarmış...

Yeni yaşımda bir saksı ortancayı kucağıma verip, zamanı babaannemin çok sevdiğim ve artık olmayan bahçesine geri döndüren arkadaşlarıma sevgilerimle...

Fotoğraf: Mustafa

3 Mart 2013 Pazar

Burnunda tütmek



Burnumda tütüyor...
03.03.2013


Türk Dil Kurumu "çok özlemek" olarak tanımlıyor "burnunda tütmek" deyimini...(www.tdk.gov.tr)

WordReference İngilizce-Türkçe Sözlüğe göre (WordReference English-Turkish Dictionary) aşağıdaki şekillerde tanımlanıyor ingilizcesi: (www.wordreference.com)

pine vi
(desire)
arzulamak, çok istemek f


özlemini çekmek f


burnunda tütmek f
long for

özlem duymak, hasretini çekmek f


hasretle beklemek f


burnunda tütmek f


canı çekmek f
pine for sth

özlemek f


hasretini çekmek, burnunda tütmek, gözünde tütmek f


Benim bazen kokusuyla burnumda tütüyor bazı şeyler...biran o kokuyu duyuyorum...
Bazen sabah arazi kokusu duyarım...alana gitme zamanı geldiğini hatırlatır...kışa doğru nergis kokusu tüter burnumda...burnunda tütmenin bir zor yanı, bazen çabuk gerçekleşemeyecek şeylerin tütmesi... bugünlerde Akyatan tütüyor yine burnumda...hem alanı özledim, hem de vakti zamanında orada tanıştığım değerli ve farklı bir insanı...