6 Eylül 2013 Cuma
Irmak'ın ricası
http://www.1milyonkahraman.org/tr?referer=151957
Linkini ziyaret ederek kutup ayım büyütmeme yardımcı olur musunuz?
1 Eylül 2013 Pazar
Görünmez kaza...
18 Mayıs öğleden sonra "görünmez kaza" tanımının anlamını yaşayarak daha iyi anladım... beklenmedik bir anda düşüp sol kolumu fena halde kırdım...işin zor yanı solak olmam...bir ameliyat, kırılan kemiklere takılan metaller, yaklaşık 1,5 ay Irmak olmadan pek az şeyi başarabilmem... zor bir zamanın ikinci aşamasına geçivermek sevindiriyor böyle bir süreçte insanı...yavaş ta olsa birçok şeyi kendim yapabiliyorum, sanırım kolumu %70 yeniden kullanabiliyorum...Ortopedi doktorum Mustafa Bey ve neredeyse kendisinin asistanı olmaya aday Irmak başta olmak üzere birçok iyi insanın yardımı olmasa bu zaman aralığını işlerimi aksatmadan geçiremezdim...herkese içten teşekkürlerimi tekrarlamak istedim...
Ofise dönüşte masamda bulduğum, birbirinden renkli "geçmiş olsun" notları...
30 Nisan 2013 Salı
16 Nisan 2013 Salı
Dilek Yarımadası Milli Parkı
12-13 Nisan 2013, Kuşadası/Aydın
Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı'na bahar gelmiş...Yunus gözlemlemek için bulunduğumuz Milli Park'ın her köşesi bahar coşkusunu yansıtıyor...
Mor rengin her çeşit tonlaması farklı köşelerde hakim...
Ağaçların her köşesi, bahar coşkusunu dışa yeni dallar ve sürgünlerle vuruyor...
Yaban domuzları ağaçlardan düşen yabani meyveleri yerken ziyaretçilere pek aldırmıyor...
Çiçekler, çiçekler ve çiçekler...
Ve "Efsane Bisikletçiler Buluşması"...yanlarından geçerken her birinin gerçek birer efsane olduğunu görüp sonsuz saygıyla kendilerini selamlıyoruz...
Yolunuz baharda Kuşadası'na düşerse yaklaşık 20 km daha yol alıp Güzelçamlı'ya uğramayı ve Dilek Yarımadası Milli Parkı'nı ziyaret etmeyi aklınızda bulundurun...attığınız her adımda doğaya hayranlığınız bir adım daha artacak...
9 Mart 2013 Cumartesi
Ortanca
Arzu, Ali, Aral, Berivan, Berna, Ceren, Ekin, Esra, Muharrem, Mustafa, Münevver, Nilüfer, Nilay, Öznur, Pınar, Selin, Tuğba, Volkan'a...
Ortanca benim için babaannemin bahçesi demek...Beykoz tepelerindeki ahşap evinin mutfağı, baharda rengarenk ortancaların açtığı bahçeye bakar ve açılırdı...mutfaktaki kocaman yuvarlak masanın üzeri hep lezzetli ev yemekleriyle donanır, masada oturanlar pencereden bahçeyi, ortancaları rahatlıkla izleme şansı bulabilirdi...o yaşlarımda ortanca çiçeklerinin adını "kartopu çiçeği" sanıyordum...ya da çocuk hayal gücümün bu çiçek toplarına uygun gördüğü isim buydu...
Anavatanı Japonya olan ortancaların yaygın tür adı Hydrangea macrophylla... sevdikleri ve gelişmelerine uygun ortamlar bahçeler... çalı şeklinde gelişen ortancalar uygun yerlere ekildiklerinde ve budanarak boyları sınırlandırılmadığında iki m'ye kadar uzayabiliyorlarmış...
Yeni yaşımda bir saksı ortancayı kucağıma verip, zamanı babaannemin çok sevdiğim ve artık olmayan bahçesine geri döndüren arkadaşlarıma sevgilerimle...
Fotoğraf: Mustafa
3 Mart 2013 Pazar
Burnunda tütmek
Burnumda tütüyor...
03.03.2013
Türk Dil Kurumu "çok özlemek" olarak tanımlıyor "burnunda tütmek" deyimini...(www.tdk.gov.tr)
WordReference İngilizce-Türkçe Sözlüğe göre (WordReference English-Turkish Dictionary) aşağıdaki şekillerde tanımlanıyor ingilizcesi: (www.wordreference.com)
pine vi
|
(desire)
|
arzulamak, çok istemek f
|
özlemini çekmek f
| ||
burnunda tütmek f
| ||
long for
|
özlem duymak, hasretini çekmek f
| |
hasretle beklemek f
| ||
burnunda tütmek f
| ||
canı çekmek f
| ||
pine for sth
|
özlemek f
| |
hasretini çekmek, burnunda tütmek, gözünde tütmek f
|
Benim bazen kokusuyla burnumda tütüyor bazı şeyler...biran o kokuyu duyuyorum...
Bazen sabah arazi kokusu duyarım...alana gitme zamanı geldiğini hatırlatır...kışa doğru nergis kokusu tüter burnumda...burnunda tütmenin bir zor yanı, bazen çabuk gerçekleşemeyecek şeylerin tütmesi... bugünlerde Akyatan tütüyor yine burnumda...hem alanı özledim, hem de vakti zamanında orada tanıştığım değerli ve farklı bir insanı...
27 Şubat 2013 Çarşamba
Özel insanlar
Anne Walton'a sevgilerimizle...
Hayatlarımıza çok şey katabilen özel insanlardan öğrendiklerimizle yollarımıza devam ederken, bir bölümümüz de başkalarının hayatlarına birşeyler katmaya başlarız yavaş yavaş...bazen deneyimlerimizi paylaşmak için binlerce km yol kateder, kıtalar arası okyanusları aşarız...Dünyanın bir köşesinde, bir toplantı salonunda karşılaşana kadar tanımadığımız insanlara farklı deneyimlerimizi, yıllar içinde inşaa ettiğimiz bilgilerimizi aktarabilmek adına...
2010 yılı Mayıs ayı başında Anne'le tanışmamız da böyle oldu...8 günlük bir eğitimi arkadaşlarıyla birlikte bizlerle paylaşmak üzere Amerika'dan Türkiye'ye geldi...ve o günden bu güne eğitimlerin farklı modüllerini Akdeniz'e uyarlamak üzere binlerce kmlik yolculuklarını tekrarlamaya devam ediyor...en ufak bir yorgunluk belirtisini kimseye hissettirmeden...
Sabah 08.00'de kahvaltımı bitirip toplantı salonuna gözatmaya gittiğimde Anne hazırlıklarına çoktan başlamıştır...uygulamasını yaptıracağı örnek çalışmalar için en keyifli materyallerle birlike...
Uygulamalar, katılımcıların ilgisini her daim çeken, özenle tasarlanmış örneklerle donatılmıştır...
Ekip çalışmaları titizlikle değerlendirilir...
Hareket ihtiyacı hissedildiğinde, salonlar yerini açık alan çalışmalarına bırakır...
Yöre insanına özen gösterilir...
Yeni asistanlar değerlendirilir, yüreklendirilir, çalışmalara katkıları ödüllendirilir...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)