28 Ağustos 2014 Perşembe

Doğa insanı birbirine yakınlaştırır

3. yıl...

Gelişen teknoloji, ekranlar başına tutsak ettiği insanı nasıl birbirinden uzaklaştırıyorsa, doğayı tanımak ve doğada zaman geçirebilmek insanı birbirine yakınlaştırır...doğa fotoğrafçılığı ve gözlemciliğine adım atmaya ne dersiniz?

 
 
 
 
 

11 Temmuz 2014 Cuma

Yeni şeyler söylemek lazım



Her gün bir menzilden kalkıp yeni bir menzile yönelmek ne güzel
Akarsular gibi bir yerde donup kalmamak, akıp gitmek ne hoş
Düne ait söylenen ne varsa dünle beraber geçip gitti cancağızım
Bugün artık yeni bir gün ve bugün için yeni şeyler söylemek lazım


Mevlana


8 Haziran 2014 Pazar

Yağmur damlaları


Yağmur damlalarının özellikle bitkiler üzerinden kayarak yere ulaşmasını hayranlıkla izliyorum... yaprakların ucundan son derece estetik bir biçimde düşüveriyorlar...yaprak uçlarına kadar olan yolculukları ayrıca izlenmeye değer...yaprak veya dal uçlarının biçimine göre damlaların biçimleri de farklılık gösteriyor...en sonunda incelerek kendilerini yer çekimine bırakıveriyorlar...

 
 
 
 
 
  

30 Nisan 2014 Çarşamba

Rengarenk

 
Kıyı, köşe, rengarenk...bir haftasonu Kadıköy Meydanı...her bir renk ayrı bir hikaye...
  

 
 
 
 
 
 

21 Mart 2014 Cuma

Mucize


Bugün benim için bir mucize gerçekleşti...

TDK'na göre sıfat olarak kullandığımda "mucize"nin kelime anlamı "olağanüstü, şaşırtıcı"...sanırım aradığım anlam bu...

Ve bugün 21 Mart...

Kuzey Yarım Kürede ilkbahar başlangıcı...gündüz ve gece eşit...başka bir mucize...

Ve biri doğal biri kişisel iki mucize bugün birleşti...



Fotoğraf: A.Nyiri/National Geographic Arşivi

9 Mart 2014 Pazar

Kaptan June ile Dalyan


04 Mart 2014, Dalyan, Muğla


Dalyan İztuzu Kumsalı (Muğla), coğrafyamızın en estetik ve doğa koruma tarihimizin de en anlamlı noktalarından biridir...bugüne kadar doğal haliyle korunmasında çok sayıda kişi ve kurum katkı vermiş, gönül koymuş, gelen ziyaretçilerin bir bölümü bu coğrafyadan ayrılamayarak hayatlarının devamını Dalyan'da sürdürmeye karar vermiştir...

 
1975 yılında Dalyan'a varan Kaptan June, 1984 yılında İztuzu Kumsalı'ndaki kulübesinde yaşamaya başlarken hayatında ayrı bir yeri olan deniz kaplumbağalarıyla da bu kumsalda tanıştı...

 
 
"Kaptan June ve Kaplumbağalar" Kaptan June tarafından kaleme alınmış hem kendisinin Dalyan'daki yaşamını hem de Dalyan'ın doğa koruma tarihçemizdeki yerini kendi gözünden anlatan son derece keyifli, değerli bir yayın...konuya ilgi duyanların okumasını önermek isterim...
 
Bugün Kaptan June ve yöredeki arkadaşlarının kurmuş oldukları Vakıf, halen kendisinin önderliğinde çalışmalarına devam ediyor...


 
 
Kaptan June'un yıllar önce İztuzu Kumsalı'nda yaşadığı kulübesi müze haline getirilmiş durumda...
 

 
 
4 Mart günü Nergis Hanım ile yapmış olduğumuz alan gezisinde Kaptan June, Vakıf üyelerinden Serpil Hanım ile birlikte, İztuzu Kumsalı'nda bizlere eşlik ederek güncel görüşlerini paylaştı...
 
 
 
 
Kaptan June bugün Dalyan'ın içinde bahçe içindeki küçük evinde, yardımcısı ve köpekleriyle birlikte yaşıyor...kurmuş oldukları Vakıf'ta yol arkadaşlarıyla birlikte Dalyan'ın doğasının korunması için çalışmalarına devam ediyor...
 
 
 
Yaklaşık 30 yıl önce İztuzu Kumsalı'nın korunması için yapılan çalışmalarda birlikte emek vermiş olan Kaptan June, Nergis Hanım ve Abidin Bey'in birlikte fotoğraflarını çekebilme şansı bulmaktan heyecan duydum... 
 
 
Kaptan June ile ilk karşılaşmamız yanılmıyorsam 2000 yılı Ocak ayında Dalaman, Sarıgerme'de oldu...Arkadaşım Emrah ile birlikte Deniz Koruma Alanları ile ilgili geniş kapsamlı bir çalıştay için çalışıyorduk...kendisi bizleri ziyaret etti...sonrasında 2005 yılında Kemer'de düzenlenen Akdeniz Deniz Kaplumbağaları Konferansı'nın ikincisine katılarak açılış töreninde, kaplumbağalar için güzel bir şarkı seslendirdiğinde karşılaştık...Kaptan June, enerjisini ve azmini yıllar içinde hiç eksiltmedi... halen yeni yetişmekte olan doğa korumacılara örnek olmaya devam ediyor...
 
 
 

26 Ocak 2014 Pazar

Suresnes-Paris


21-22 Ocak 2014, Suresnes, Paris


Günübirlik iş yolculukları üstüste gelir bazen...yurt içinde sabahın çok erken bir saati başka bir şehre doğru yola çıkp, gece yarısı dönmek rutin gelmeye başlar bir zaman...yurt dışı yolculuklarda arada bir gece konaklama girer araya...toplantı saatinde toplantı salonunda olup, çıkışta havaalanına dönmek üzere hazırlanmış programlara, etrafa bakabilecek bir-iki saat katabilmek elimizdedir aslında...

Suresnes, Paris'in merkezine yaklaşık 10 km mesafede olan bir yerleşim...

 
 
Fransa'nın en uzun ikinci nehri olan yaklaşık 776 km uzunluğundaki Sen Nehri kıyısında...
 


Yoğun bir toplantı günü ardından küçük ve içten bir mekanda yediğimiz akşam yemeğinin keyifli sohbeti ekibi neşelendiriyor...Ekip arkadaşımız Valerie sayesinde tanıştığım ve ne yazık ki adını unuttuğum bu tatlı krem karamelin katı tarzı, üzerindeki karamelize şeker oldukça lezzetli...

 
Kısa ve yoğun bir programın içinde kaldığımız yeri görebilmenin tek yolu, sabah erkenden otelin kahvaltı salonuna inmek yerine yürüyüşe çıkmak...toplantı mekanımız, konaklama yerimize yürüyüş mesafesinde...sabah insanların ellerinde kahvaltı paketleri ile yürüdükleri, annelerin çocuklarını okula götürdükleri kısacası daha yoğun kullanılan yönlerde görülebilecek birşeyler bulmak genellikle mümkündür...otelin karşı caddesine doğru yönelten iç sesin önerisi doğru çıkıyor ve sabahın erken saatlerinde kurulan semt pazarı ile karşılaşma şansı buluyorum...

 
  
 
 
Kültür yetiştiriciliğinin Çin'de başladığı söylenen "Lychee" meyvesi çok sevdiğim bir bitki türü...pazarda karşılaşınca mutlu oluyorum...kahvaltı yerine yürüyüşü seçmek iyi bir tercih oldu benim adıma...pazar sokağındaki fırında yeni çıkmış üzümlü-kremalı çöreklerin tadına bakma fırsatım da oldu böylelikle...
 
 
 
Yürüdüğümüz yol boyu çam türleri hakim...
 
  
 
 
 
Toplantı salonumuza vardığımda, sabah erken bir yürüyüşün getirdiği yeni renklerle keyifli bir gün başlamıştı...