5 Temmuz 2012 Perşembe

Kimin ilgi alanı aslında?...


Düşünme ve sorgulama becerisini beğendiğim, hatta zaman zaman etkilendiğim, saygı duyduğum değerli bir insanın beni çok şaşırtan ve düşündüren "Pek benim ilgi alanım değil aslında"... cümlesi üzerine içimden geçenlerden birkaç satır olsun bugün...

Doğa korumaya bilimsel bakış açısını ve yazı dilini çok beğendiğim Sevgili Emre Can'ın bloğundaki son yazısı "Her Beş Nefesten Biri":
"Amazon Yağmur Ormanları ve orada olup bitenler ilginizi çekmeyebilir. Fakat aldığınız her beş nefesten birinin o ormanlar sayesinde olduğunu hatırlayıp, en çok son yüzyıl içinde dünyadaki doğal yaşamın hangi aktörler, hangi nedenler ve nasıl süreçler sonucunda yok edildiğini anlamak isterseniz..."demiş yazısında...
(Yazının tamamı: http://arastirvekesfet.net/2012/07/04/her-bes-nefesten-biri/)

"Gözden ırak, gönülden ırak"atasözümüzü doğruluyor bir anlamda...Hani Amazon Ormanları bizden binlerce km uzakta ya...ohooo...kim, neden düşünecek şimdi Amazon Ormanları ve orada yaşayan canlıların yok oluşunu...:Pek benim ilgi alanıma girmiyor...

Denizel ve karasal sistemlerin hepsi birbirine bağlı: Aralarında sınır yok (Fotoğraf:NASA Arşivi)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'ne göre; güvenli olmayan gıdalar, ishalli hastalıklardan kansere kadar birçok akut veya ömür boyu hastalıklara neden oluyor...WHO'ne göre, gıda ve su kaynaklı ishalli hastalıklardan dünyada yılda öldüğü tahmin edilen 2.2 milyon insandan 1.9 milyonu çocuk...(Kaynak: http://www.who.int/foodsafety/en/index.html)

Benim çocuğumun böyle bir sorunu yok ve/ya da benim çocuğum yok: Pek benim ilgi alanıma girmiyor...

Her Yıl 150 Bin Kişi Kansere Yakalanıyor...
TBMM Kanser Araştırma Raporu'na göre: Türkiye’de kalp ve damar hastalıklarının ardından ikinci büyük ölüm nedeninin kanser olduğunu anlatan Kemalettin Aydın, ülkemizde her yıl 150 binin üzerinde kanser vakasının ortaya çıktığını söyledi.

Kanserin 2030 yılında ülkenin önemli bir sağlık sorunu olacağının altını çizen Aydın, kansere yüzde 90-95 oranında çevresel etkenlerin neden olduğunu anlattı.
800 sayfalık Kanser Araştırma Raporu ile ilgili bilgiler de veren Aydın, komisyonun aylar süren çalışmalarını anlattı.
TBMM Kanser Araştırma Raporu'na göre Türkiye’de kanser oluşumunda bazı çevresel etkenler, dünya ortalamasına göre 700 kat daha fazla.

Şu anda yakın çevremle sınırlandırdığım dünyamda bu durum yaygın değil: Pek benim ilgi alanıma girmiyor...

Çocuklara Karşı Cinsel Şiddet ve İstismar...
Giderek artan küresel kaygılar: Çocuklara karşı cinsel şiddet, dünya ölçeğinde kısa süre önce gün ışığına çıkan bir konudur. Artık çocuklara karşı cinsel şiddet ve istismarın etkilerinin geçici üzüntü ve suçluluk duygusundan uzun döneme yayılan yaralanma, travma ve yaşamın daha sonraki safhalarında riskli cinsel faaliyet ya da başkalarını istismar etmeye kadar uzandığı kabul edilmektedir. Cinsel şiddet ve istismarın önemli ikincil etkileri de bulunabilir. Tecavüz mağdurları aileleri tarafından reddedilme veya öldürülme gibi durumlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Cezai kovuşturmalar başlatıldığında mağdurlar, tekrarlanan tıbbi muayeneleri ve tecavüzcüleriyle yüzleşmeleri de içeren rahatsız edici adli muamelelerle karşı karşıya kalabilmektedir. Tecavüz veya ensest ilişki sonucunda dünyaya gelen bebekler öldürülebilmekte, terk edilebilmekte veya güç koşullar altında büyüyebilmektedir.
Biçimler ve yaygınlık: Türk medyasında zaman zaman yabancıların veya tanıdıkları ve güvendikleri kişilerin tecavüzüne uğrayan veya bu kişilerin tacizine uğrayan çocuklara ilişkin vakalar – her zaman olmasa da genellikle ergenlik çağındaki kızlar– bildirilmektedir. Evini terk eden bir kız çok defa tecavüze uğrayabilmekte ve/veya fuhşa zorlanabilmektedir. Ensest muhtemelen çocukların maruz kaldığı en yaygın cinsel istismar biçimidir ve kız ve erkek çocuklarını uzun dönemler boyunca ve çok küçük yaşlardan itibaren etkilediği bilinmektedir. Türkiye’de çocukları içeren pornografik materyallerin bir piyasası olduğu görülmektedir, ancak pornografi üretiminin genel olarak yurtdışında gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Şubat 2009’da yayımlanan çığır açan bir araştırmaya göre mülakat yapılan kadınların yüzde 7’si 15 yaşından önce cinsel istismara uğradıklarını bildirmiştir. İstismarın şekli belirtilmemiştir. UNICEF'ın Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) Genel Müdürlüğü ile birlikte yaptığı çocuğa karşı şiddet konusundaki araştırma (özet için bkz http://panel.unicef.org.tr/vera/app/var/files/c/o/cocuk-istismari-raporu-tr.pdf), 7 ile 18 arasındaki çocukların en az yüzde 10’unun bir tür cinsel istismara tanık olduğunu, bunların en az yüzde 1’inin pornografik materyale bakmaya zorlandığını ve en az yüzde 0,5’inin de dokunmak veya dokunulmak gibi bir cinsel davranışa zorlandığını ileri sürmektedir.(Kaynak: http://www.unicef.org.tr/)

Aralarında benim veya akrabalarımın çocukları yoktur elbet: yani Pek benim ilgi alanıma girmiyor yine...

Sabah kalktım...ofisime geldim...ülke koşullarını sorguladım-arada hemen hepimiz yapıyoruz bunu-...araştırmalara bir göz attım...yazık dedim..."nereye gidiyor bu ülkenin, dünyanın hali" dediklerim de oldu...sonra bir arkadaşım bana doğal kaynakların ve değerlerin yokoluşu ile aslında insanlığın sağlıklı yaşam koşullarının nasıl hızla tükendiğinden bahsetti...arada bir açıyor bu konuyu..."insan bulur bişey" cevabımı garipsiyor...ne yapayım: Pek benim ilgi alanıma girmiyor bu konular...bilgisayar başında düşünmeyi seviyorum...

Hala inatla insanın doğanın bir parçası olduğunu savunan arkadaşım da düşünüyor: Peki kimin ilgi alanına giriyor bu konular?...

Ne kadar gözardı etmek istesek te bütün canlıların yaşamı birbirine bağlantılı...Yabancı literatürü izlemeyi entellektüel yanımız olmazsa olmaz savunuyor...yani: We are all connected...

2 yorum:

  1. Yararlı paylaşımlarınızdan ve bilgilerinizden dolayı teşekkür ederiz.Apple Servisleri olarak sunumlarınızın devamını bekleriz.

    YanıtlaSil
  2. Her sorunun çözülmesi için hayat enerjimizin büyük kısmını harcayamayız, doğru... Bu önemli konulara hiç ciddiyetle kafa yormamış olan bir sürü de insan var, varolmaya devam edecekler, "yalan dünya, ben işime bakarım" kafasında. Biz dünyadaki gerçekliğine biraz daha yakın, o insanlardan da biraz daha uzak oluruz naapalım:) Eline sağlık Ayşecim.

    YanıtlaSil